Blockchain Veritabanı Değildir!

Bilinen en büyük yanılgı, blockchain yapısının dağıtık bir veritabanı olduğudur. Oysa blockchain bir tür açık muhasebe kayıt yapısıdır. Veri tabanı değildir. Peki, neden veri tabanı değildir?

Ülkemizde 2013 yılı itibariyle ilgi toplamaya başlayan yeni nesil bir teknolojiden bahsetmek istiyorum sizlere; Blockchain teknolojisinden. Blockchain genellikle tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Bitcoin adlı kripto para biriminin, karlı bir değerleme ivmesine girmesiyle telaffuz edilmeye başlandı. Özellikle de 2017 yılının son çeyreğine geldiğimizde 20 bin USD değere merdiven dayayan Bitcoin, hemen her kesimden gözleri üzerine çekmeyi başardı. Ancak 2017 Aralık ayı itibariyle girdiği sert düşüş nedeniyle yatırımcıları küstürürken, geliştiricileri ve finans dünyasını kendi gölgesinde bıraktığı bir teknolojiye yöneltti: Blockchain teknolojisine! Peki, tam olarak nedir Blockchain?

İnternetteki kaynaklarda ya da basılı yayınlarda blockchain için kullanılan en yaygın tanım, kayıt içeren blokların, şifreleme ile birbirlerine bağlanmasıyla oluşan dağınık (merkezi olmayan) bir veri tabanı olduğudur. Bu tanımda düzeltmemiz gereken en önemli nokta “bir veri tabanı olduğudur” denilen son kısım. Blockchain için zaman zaman ben de veri tabanı sıfatını kullansam da aslen blockchain’e veri tabanı demek çok doğru değildir. Çünkü veri tabanlarının amacı veriyi kaydetmek, gerektiğinde silmek, işlemek için çağırabilmek ve değişiklik yapılmış veriyi eskisiyle değiştirmektir. Blockchain’in bize sunduğu güven yapısında verilerin sonradan değiştirilebilmesi ya da silinmesi ne yazık ki bulunmuyor. Bu nedenle blockchain’i veri tabanı olarak adlandıramıyoruz.

Yazılım geliştiriciliği yapmış olanlar ya da en azından bir blog sitesi açmış olanlar varsa SQL türevi yapılarla çalışmak durumunda kalmışlardır. SQL türevi yapılar (MySQL, MariaDB, PostgreSQL, MS SQL, Oracle vb.) veri yapıları oluşturmanıza, bu yapılar altına veri kaydetmenize, değiştirmenize, güncellemenize, birleştirmenize ya da ayırmanıza olanak sağlar. Bu uygulamaların hiçbirisini blockchain ağ yapılarında göremiyoruz. Zaten blockchain dediğimiz yapıların asıl amacı Bitcoin gibi kripto para birimlerinin cüzdandan cüzdana güvenli bir şekilde harcanmasını sağlayarak, manipüle edilmesinin (çift harcama sorunu) önüne geçmektir.

Kripto para dediğimiz olgunun hayatımıza Bitcoin ile girdiğini düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bitcoin öncesinde de sayısız deneme ve girişim olmuştu. Ancak bu girişimlerin hemen hepsinde aynı çözülemeyen sorun vardı: çift harcama riski. Bir kripto para elle tutulamaz, seri numarası yoktur. Gerçekten bir Bitcoin’in Bitcoin olup olmadığını anlamanın bir yolunu bulmak kolay değildir. Bu nedenle bir Bitcoin’in aynı anda birden fazla kişiye gönderilip gönderilmediğini de anlamak çok zordur. Satoshi Nakamoto’nun Bitcoin ile çözdüğü sorun aslen budur. Bu sorunu çözerken de blockchain teknolojisini kullanır. Bir Bitcoin’in gerçek bir Bitcoin olup olmadığını blockchain ağının mutabakat yapısı sayesinde anlayabiliriz. Çift harcama sorununu da aslen açık usulde çalışan, dağıtık muhasebe kayıt yapısı sayesinde bloklara bakarak kontrol edebiliyoruz. Buradaki güvendiğimiz tek nokta, kayıtların hiçbir koşul ve şart altında değiştirilemediğinden, silinemediğinden, tekrar kaydedilemediğinden ya da üzerine yazılamadığından emin olmamızdır. İşte en basit şekliyle Blockchain bu amaca hizmet eder ve kesinlikle bir veri tabanı değildir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir