İş Modelim Blockchain’e Uygun Mu?

Son günlerde hemen herkesin kafasını kurcalayan bir soru var: İş modelimi Blockchain teknolojisine taşımalı mıyım? Hadi bu sorunun cevabını birlikte bulalım.

Dergicilik yaptığım yıllarda yeni bir teknoloji çıktığında hemen okurlarla paylaşma arzusu içerisine girerdim. Öncelikle yenilikleri öğrenir, dener ve sonrasında tecrübelerimi okurlarla paylaştığım yazılar yazardım. Ancak o dönemlerde yol göstermekten ziyade hedefimiz yenilikleri duyurmaktı. Yani bir nevi haber vermekti diyebilirim. Fakat finansal konularda ve köklü yapısal değişikliklere neden olacak teknolojik süreçlerde, önermede bulunmak ciddi sorumluluk isteyen bir iş. O yüzden sosyal medyada ahkam kesen ve önerilerde bulunan kişilere cesaretleriden(!) ve sorumluluk duygularından(!) ötürü hayranlıkla bakıyorum. Özellikle de son yıllarda Twitter ve YouTube üzerinden kripto para odağında alım satım önerilerinde bulunan kişileri izlediğimde, hayatlarında hiç kod yazmamış olmalarına ya da hiç 5 çalışan üzerinde kapasiteye sahip şirketlerde yöneticilik yapmamış olmalarına rağmen ciddi ciddi kripto paraların sunduğu sözde teknolojik yenilikler ve varsayımsal iş modellerinden bahsederek “al” / “sat” gibi önerilerde bulunabiliyorlar.

Yatırım önerisinde bulunmak nasıl bir deneyim ve bilgi birikimi istiyorsa, bir şirkete alt yapısal değişiklikler önermek de aynı derecede sorumluluk isteyen bir iş. Hatta çok daha ciddi bir iş. Bu noktada, diğer Blockchain kaynaklarında olduğu gibi Blockchain tabanlı iş modeli listesi yayımlamak istemiyorum. Aksine; bu yazımda Blockchain’in aslen ne olduğundan bahsedip, iş modelinize uygun olup olmadığına bizzat sizlerin karar vermesini isteyeceğim.

Blockchain dediğimiz yapı bir tür açık usül muhasebe kayıt sistemidir. Gündelik hayatımızda finansal temelli işlemlerde hala, 1494 yılında Luca Pacioli tarafından kaleme alınan, “Summa di Aritmetica, Geometria, Proportionni ét Proportionnalite” adlı eserde tanımlanmış, çift taraflı muhasebe kayıt sistemi kullanılmaktadır. Bu yapıda kayıtlar iki ayrı defterde tutulup, gerekli hallerde karşılaştırma yapılarak mutabakat sağlanması kolaylaştırılmıştır. Ancak bu yapıdaki art niyet içerikli davranışlar, manipülatif sonuçlara neden olabileceğinden “güvenilir” üçüncü parti yapılar ya da otoritenin kendisi tarafından tutulan kayıt diğer kayıda göre esas kabul edilmeye başlanmış ve günümüze kadar bu şekilde gelmiştir. Blockchain işte tam bu noktada devreye giriyor ve kayıt yapısını “çift” defter esasından ağdaki “n” adet defter esasına yükseltiyor. Kayıtlar ağdaki n adet düğümün içerisinde tutulduğundan doğruluğu kuşku götürmez bir hal alıyor. Üstelik bu süreç çok daha hızlı işliyor. Tabii ben konuyu muhasebe esasında ele alıyorum. Siz bunun yerine herhangi başka bir “kayıt” içeriği için Blockchain ağ yapılarını kullanmayı düşünebilirsiniz.

Blockchain ağ yapısında yer alan düğümler (node) her işlem için block oluştururlar. Yani cüzdandan cüzdana para gönderilmesi de, yeni bir cüzdan tanımlanması ya da bir madencinin yeni para arzı yapması da block oluşturur. Dolayısıyla her işlem bir block içerisine kaydedilir. İşlemler sıralı olarak block’lara girdiğinden ağın zaman damgasıyla mühürlenirler. Bu noktada block içerisine konulan veri her neyse artık ilk olarak kim tarafından piyasaya açık edildiği zaman damgasıyla belirlenmiştir. Blockchain yapılarında zaman damgası da değiştirilemez. Yani patent ofisleri gibi iş modellerine sahip yapılarda Blockchain teknolojisi hayatı oldukça kolaylaştıran bir mucize diyebilirim.

Zaman zaman sektörden dostlarla bu konu üzerinde tartışmalara giriyorum. Ortaya çıkan genel görüş ise, öncelikle devletlerin alacağı kararlarla birlikte blockchain teknolojisine topyekün geçiş yapılacağı şeklinde oluyor. Bu pencereden bakıldığında noterlik hizmetlerinin otonom hale getirilmesi, oy verme altyapılarının şaibeden uzak tutulması, uçtan uca para transferlerinde düşük maliyetler, para basma maliyetlerinden kurtulmanın yanı sıra kalpazanlığın tamamen bitirilmesi ve vergi tahsilatlarında kayıpların sıfıra inmesi gibi saymakla bitiremeyeceğimiz kadar başlık ve alan çıkıyor karşımıza. Hatta yazdıklarımı okuduğumda, blockchain teknolojisinin bireylerden çok devletlere yaradığını görüyorum. O zaman devletler tarafında neden hala sağlam adımlar atılmıyor diye düşünebilirsiniz. Cevabı basit, devletlerin e-ticaret ve internet tabanlı ödeme süreçlerine geçtiği dönemleri hatırlayan ya da araştıran okurlarım varsa, özel sektörden çok daha sonra olduğunu anımsarlar. Devletler genellikle ar-ge gerektiren, deneysel teknolojiler üzerine balıklama atlamazlar. Öncelikle swot analizini net bir şekilde yapabilecekleri donelerin oluşması için beklemeyi tercih ederler. Bunun anlamı şudur: Özel sektör yapsın, denesin, geliştirsin, eksiklerini giderip nihai haline getirsin, bireyler de kabullenip kullanmaya başlamış olsun biz de devlet süreçleri içerisine alalım. Yani devletlerin kripto para ve blockchain alanında nötr bir tavır sergileyip, atılım göstermemesi ve hala didikleyici bir şekilde sorgulaması oldukça normal bir süreçtir.

Buraya kadar Blockchain aslen ne işe yarar ve hangi sorunları çözer az çok anlamış oldunuz sanırım. Bu noktadan sonra mevcut iş modelinizin bir zaman damgasına ya da güven esasına ihtiyaç duyup duymadığına karar vermeniz gerekiyor. Bazı işletme sahipleri ise, işin kripto para tarafında kalmayı tercih ediyorlar. Yani sadece kripto para ile tahsilat yapmayı amaçlıyorlar. Bu tarz durumlarda üçüncü parti hazır uygulamalar ya da Bitcoin, Litecoin ve Ethereum gibi kripto para ağlarının sunduğu API’ler sayesinde kolayca e-ticaret yapınıza kripto para tahsilat opsiyonunu ekleyebiliyorsunuz. Tabii, ülkenizin (şirketiniz her hangi bir ülkede olabilir diye düşünüyorum) kripto para tarafındaki tutumu ve vergilendirme politikalarını yakınen takip etmeniz gerekiyor. Bazı ülkelerde kripto para tabanlı ticari işlemler ne yazık ki sakıncalı olarak tanımlanabiliyor. Bunun temel nedeni kripto para yapılarının hemen hepsinin anonim yapılara sahip olması diyebilirim.

Uzun lafın kısası, öncelikle mevcut iş modelinizin ve gelir yapınızın artı ve eksilerini masaya yatırmanız gerekiyor. Sonrasında hangi süreçlerde Blockchain teknolojisinin sunduğu avantajlara ve kolaylıklara ihtiyaç duyduğunuzu net bir şekilde göreceksiniz. Alt yapınızı Blockchain yapısına taşımaksa başlı başına ayrı bir makale dizisi olacak kadar detaylıdır. İleride o diziyi de yayımlamayı düşünüyorum. Başka bir makalede görüşmek üzere.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir